Cumartesi, Nisan 06, 2013

Mustafa Kemal ve Sözleri

"Havza, O'nun Anadolu'ya ilk ayak bastığı yer demektir. Daha ilk adımında Hilâfet ve Saltanat aleyhtarlığını -zımnî de olsa- ortaya koyunca, Sultan Vahidettin elbette kendisine cephe alacaktı. Onun sırf şahsına karşı olan bu tavır ve hissiyatında da kendi açısından haklı sayılması gerekir. İş bu şekle girince, O, millî hareketin başına Hanedandan birinin geçmesini arzu etmiş ve bu maksatla Şehzade Ömer Faruk Efendi'yi Anadolu'ya göndermiştir. Veyahut ta Ömer Faruk Efendi'nin re'sen Anadolu'ya gitmiş olduğu kabul edilse bile Sultan Vahidettin'in en azından bu harekete muvafakat etmiş kabul edilmesi gerekirdi. Çünkü M. Kemal Paşa tarafından geri çevrilerek İstanbul'a gönderilen Ömer Faruk Efendi'yi huzuruna çağıran Sultan Vahidettin'in o'na cevabı şu olmuştur:
"Seni kabul etmeyeceğini biliyordum, oğlum!. Fakat M. Kemal Paşa'nın "saltanat" ve "Hilâfet"e karşı kötü emeller beslediği bir kere daha teeyyüd etti.

Demekle iktifa etmiştir. İzni veya muvafakati haricinde gitmiş olsaydı ona ceza vermesi icab etmez miydi?
(...)Böye buhranlı bir zamanda hanedana mensup, bir şehzadenin Anadolu'ya gitmesi, elbette ki bir çok tefsir ve hadiselere yol açabilirdi. Düşünüp taşınmadan yapılabilecek basit bir iş değildi.
(...)Sultan Vahidettin'in "Milli Hareket"in başına geçmesi maksadıyla Anadolu'ya gönderdiği Şehzade Ömer Faruk Efendi İnebolu'dan geri dönmüştü. Bunun sebebi de M. Kemal Paşa'dan aldığı telgraftı...
(...) Telgrafın tarihine dikkat edilirse 27 Nisan 1337 (1921) olduğu görülür. Yani henüz hiç bir zafer kazanılmış değildir.
(...)(M. Kemal'in emelleri anlaşılmaya başlayınca)
TBMM'de "ikinci Gup"un ısrar ve sıkıştırması üzerine Meclis adına Mustafa Kemal imzası ile millete hitaben bir beyannâme de dağıtılmıştı:

BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN MİLLETE BEYANNÂMESİ
Anadolu'nun her köşesinden gelen Vekillerinizin teşkil ettiği Meclis, olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete hakikati söylemeğe lüzum gördü. İngilizler tarafından satın alınan ve Milleti birbirine düşürmek maksadını güden bazı hainler sizi aldatmak için türlü yalanlar söylüyorlar. İzmir vilâyeti'nin, Antalya'nın, Adana'nın, Ayıntap ve Maraş ve Urfa havalisinin düşmanlar tarafndan işgali üzerine silâhına sarılan milletdaş ve dindaşlarınızı yine size mahvettirmek için Padişah ve Halifeye isyan sözünü ortaya atıyorlar. Millet Meclisi Halife ve Padişahımızı düşman tazyikından kurtarmak, Anadolunun parça parça, şunun bunun elinde kalmasına mâni olmak, payıtahtımızı yine Anavatana bağlamak için çalışıyor. Biz vekilleriniz Cenabı Hak ve Resûl-i Ekremi namına yemin ederiz ki; Padişaha, Halifeye isyan sözü bir yalandan ibarettir, ve bundan maksat vatanı müdafaa eden kuvvetleri aldatılan Müslümanların elleriyle mahvetmek ve memleketi sahipsiz müdafaasız bırakarak elde etmektir. Hind'in, Mısır'ın başına gelen halden mübarek vatanımızı kurtarmak için İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalana inanmayın! İzmir'ini, Adana'sını, Urfa ve Maraş'ını, velhasıl vatanın düşman istilâsına uğramış kısımlarını müdafaa edeneleri, din ve milletlerinin şerefi için kan döken kardeşlerinizi arkadan size vurdurmak isteyen alçakları dinlemeyin ve onları Millet Meclisi'nin kararı üzerine cezalandıracak olanlara yardım edin,tâ ki din, son yurdunu kaybetmesin, tâ ki milletimiz köle olmasın. Biz birlik oldukça düşman üzerimize gelmiyeceğini resmen ilân etti. Onun candan özlediği aramızda nifak ve şıkaktır. Allahın lâneti düşmana yardım eden hâinlerin üzeirne olsun ve rahmet ve tevfiki, Halife ve Padişahımızı, Millet ve Vatanı kurtarmak için çalışanların üzerinden eksik olmasın!..

Büyük Millet eclisi emriyle 
Reis
Mustafa Kemal
(Zabıt ceridesi c.I, 6. celse, Ankara 1940, sh. 60)


Kaynak:Sarıklı Mücahidler - Kadir Mısıroğlu - Sebil Yayınları


Bakara Suresi ve Mevlit Şekerinin İçinde Salyangoz Satan Mahluklar

Bakara Sûresi 204: Öyle insanlar var ki dünya hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve kalbinde olan şey için, Allah'ı şahid tutar. Halbuki o düşmanların en şiddetlisidir.

205: Senin huzurundan ayrıldı mı yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekini ve nesli helâk etmeye koşar. Allah fesadı sevmez.

206: Ona, "Allah'tan kork" denince, gururu, kendisini günaha sürükler. Onun hakkından cehennem gelir, ne feci yerdir orası.